Türkiye'yi savaşa sokma planıydı! Mahkeme tescilledi: Karlov suikastı okyanus ötesinin filmiydi!
15 Temmuz’un üzerinden 10 yıl geçti, hainlerin kirli çamaşırları bir bir dökülmeye devam ediyor! Ankara 34. Ağır Ceza Mahkemesi’nin, MİT’e sızan örgüt üyesi hain Zeki Kıratlı hakkında verdiği tarihi karar, FETÖ’nün sadece bir terör örgütü değil, küresel üst aklın maşası bir "casusluk şebekesi" olduğunu tüm dünyaya ilan etti. İşte Türkiye'yi savaşa sürüklemek için okyanus ötesinde yazılan, Karlov'un katledildiği o kanlı senaryonun anatomisi...
15 Temmuz gecesi Türk milletinin iradesine çarpan karanlık odakların, Türkiye'nin jeopolitik rotasını değiştirmesini engellemek için kurduğu en büyük tuzaklardan biri Karlov suikastıydı. Suikastın ve darbe girişiminin üzerinden ise on yıl geçmişken, Sabah'ın ele geçirdiği belgeler bu cinayetin basit bir terör eylemi değil, istihbaratçı bakış açısıyla hazırlanan çok katmanlı bir espiyonaj (casusluk) operasyonu olduğunu kanıtlıyor.

FETÖ'nün bu suikastla temel hedefi, Türkiye'yi "yabancı büyükelçileri dahi koruyamayan güvensiz ülke" ilan ederek dünya sahnesinde korku ve infial yaratmaktı. Batı'nın belirlediği yüzyıllık jeopolitik dengeleri sarsarak Rusya ile yakınlaşan, yani deyim yerindeyse "Yasak Elma"yı yiyen Türkiye, küresel güçler tarafından bu kanlı operasyonla cezalandırılmak istendi. 15 Temmuz darbe girişiminde başarısızlığa uğrayan FETÖ hücreleri, Türkiye'yi savaşa sokmak için vitesi arttırarak şeytani planını uygulamaya koydu.

YARGI "CASUSLUK" DEDİ: 20 YIL HAPİS
Ankara 34. Ağır Ceza Mahkemesi, bu espiyonaj ağını "Siyasal veya Askeri Casusluk" olarak tescilledi. MİT eski mensubu Zeki Kıratlı, devletin gizli kalması gereken bilgilerini casusluk maksadıyla temin etmekten 20 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme kararı, FETÖ'nün sadece bir darbe örgütü değil, Türkiye Cumhuriyeti'nin bekasını hedef alan profesyonel bir casusluk şebekesi olduğunu tüm dünyaya bir kez daha ilan etti.

ŞEYTANİ PLAN 2 YIL ÖNCE DİZİDE SAHNELENDİ
Karara göre, örgütün bu cinayeti ne kadar önceden tasarladığının en dehşet verici kanıtı, Samanyolu TV'deki "Nizama Adanmış Ruhlar" dizisi oldu. Suikastten tam iki yıl önce, 30 Aralık 2014'te yayınlanan bölümde; bir sergi salonunda bir büyükelçinin garson kılığındaki teröristler tarafından öldürülmesi planı birebir işlendi. Dizideki, "Büyükelçi buradan sağ çıkmayacak... Yarınki anlaşmayı imzalarsa mahvoluruz. Batı ile bu ülke köprüleri atmalı artık" replikleri, örgütün asıl niyetini yıllar öncesinden ele veriyordu.

MİT'TEKİ KÖSTEBEK HÜCRELERİ DEŞİFRE OLDU
Suikastın istihbarat ayağı, MİT'in Rusya masasına sızmış FETÖ hücreleri tarafından yürütüldü. Mahrem imam Hüseyin Kötüce ve MİT mensubu Vehbi Kürşad Akalın, Karlov'un koruma kullanıp kullanmadığı, konut çıkış saatleri ve araç plakaları gibi mahrem bilgileri topladı. Bu bilgiler, Pensilvanya'daki örgüt elebaşısı Fetullah Gülen'e kadar ulaştırıldı. Karlov'un Türkiye'ye duyduğu güven nedeniyle koruma talep etmediği bilgisi, planın en kritik halkasını oluşturdu.

KATİL POLİSİ "TESLİM OLMADAN ÖLMEYE" HİPNOTİZE ETTİLER
Saldırgan Mevlüt Mert Altıntaş, firari FETÖ'cü Abdullah Bozkurt tarafından Ankara Demetevler'deki bir evde 4 ay boyunca telkinlerle cinayete hazırlandı. Bozkurt, saldırıdan sadece 3 gün önce Twitter üzerinden "#Türkiye'de artık elçilikler güvende değil" diyerek psikolojik harekatın startını verdi. Örgüt, cinayeti işledikten sonra suçu "cihatçı gruplara" yıkarak uluslararası bir algı operasyonu yürütmeyi de planladı.
Suikastın emniyet ayağında ise tanıdık bir isim var: Temel Alsancak. Deniz Baykal ve MHP'li vekillere yönelik kaset kumpaslarını yöneten, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ofisine "böcek" yerleştirilmesi talimatını veren bu karanlık isim, Karlov suikastının da baş aktörlerinden biriydi. Alsancak, 15 Temmuz gecesi emniyet kadrolarına "askere direnmeyin" talimatı veren isimdi.

SUİKAST SONRASI "CİHATÇI GRUPLAR" ALGISI PLANLANMIŞ
Mahkeme, suikastın ardından örgütün uluslararası kamuoyunu maniple etmek için devreye girdiğini tespit etti. Kararda; Cemal Karaata, Atilla Öztürk, Temel Alsancak ve firari gazeteci Abdullah Bozkurt gibi isimlerden oluşan bir çalışma grubunun suikast dosyasını incelediği ifade edildi. Örgütün, cinayeti "cihatçı grupların" üzerine yıkarak FETÖ ile bağlantısını gizlemeyi amaçladığı ve bu doğrultuda Abdullah Bozkurt'un internet sitesi üzerinden haber analizleri paylaşıldığı mahkeme kayıtlarına geçti.
RUS AJANI KORKUSUYLA KANADA'YA KAÇIŞ
İddianamenin kamuoyuyla paylaşılmasının ardından, sızıntı zincirinde kritik rol oynayan Cemal Karaata'nın büyük bir korku ve stres yaşadığı belirtildi. Kararda, Karaata'nın Rus ajanları tarafından öldürülme korkusuyla ikametini ABD'den Kanada'ya taşıdığı ve dış dünya ile tüm irtibatını kestiği bilgisine yer verildi. Tanık Beyanları ve Yargılama Süreci Suikast süreciyle ilgili detaylar, teşkilat içerisindeki mahrem yapılanmada yer alan ve Karlov davasında da yargılanan Hüseyin Kötüce gibi isimlerin beyanlarıyla da desteklendi. Mahkeme, bu eylemlerin devletin gizli kalması gereken bilgilerini casusluk maksadıyla temin etme ve açıklama suçlarının bir parçası olduğunu hükme bağladı.





YORUMLAR